cam kılıç

Cam Kılıç || Victoria Aveyard (Kızıl Kraliçe #2) Kitap Yorumu | Alıntılar

15:59


Kitabın Adı: Cam Kılıç
Özgün Adı: Glass Sword
Çeviren: Onur Kınacı Birler
Sayfa Sayısı: 546
Goodreads Puanı: 3,97 (54K+)
Benim Puanım: 4



Arka Kapak
Ben bir kılıcım; şimşekten ve ateşten doğdum. Kalbimin kırılmasından korkmuyorum. Acıdan korkmuyorum. Sadece boşluğa uyanmaktan korkuyorum. Yalnız bir fırtınada tek bir şimşek olmaktan. Ben bir kılıçsam, camdan yapılmışım ve çatlamaya başladığımı hissediyorum. Mare Barrow sadece farklı olduğunu biliyor. Mare'nin kanı, Poyraz'daki sıradan her insanınki gibi kırmızıdır ancak Gümüş yeteneği, yani şimşekleri kontrol etme gücü nedeniyle saray onu gizlemiş ve himayesine almak istediği bir silaha dönüştürmüştür. Genç kız, tahtı ele geçirmek için ona ihanet eden arkadaşı Prens Maven'dan kaçmayı başardığında ise şaşırtıcı bir gerçeği keşfeder: Kendisi gibi farklı olan başkaları da vardır. İntikam arzusuyla dolu ve artık taç giymiş bir kral olan Maven peşindeyken, Mare yeni bir göreve atılır: Kendisi gibi yetenekleri olan Kızıl-Gümüş insanları toplayıp bir ordu kuracaktır. Yükselen bir şafak kadar kızıl, gümüş bir mermiden daha hızlı; zalim yöneticileri devirebilecek kadar güçlü bir ordu. Ancak iktidar tehlikeli bir oyundur ve Mare bedelini artık bilmektedir.

Benim Yorumum
Bu yazıyı saat kaçta okuyorsunuz bilmiyorum ama ben 02:20 itibariyle yazmaya başladım. Gözlerim ağlamaktan hafif şişmiş ve kapanmaya yüz tutmuş durumda. Yapabildiğim tek şey "Neden?" diye sorup isyan etmek.

"Senin... senin aptal olduğunu düşünmüyorum."
"Bu bana şimdiye kadar söylediğin en güzel söz olabilir,"
(sf. 94)

Şunu söylemeliyim, Cam Kılıç mükemmel bir kitap değildi. Olağanüstü derecede güzel de değildi. Her ne kadar olaylar çok hızlı başlamış olsa da kitaba bir anda çöken durgunluk, kitabın ilk yarısını sıkıcılaştırdı. Özellikle 200'lü sayfaların başları gerçekten sıkıcıydı.
Fakat ikinci yarı, resmen, yıktı geçirdi. Daha önce hiçbir kitapta bu denli ağladığımı hatırlamıyor oluşum da cabası.
Bir tıslama, ardından dişlilerin
dönmesi, kabloların titreşmesiyle jetin arkası
bazılarımızın belki de son kez göreceği sabaha açıldı.
(sf. 371)
Kızıl Kraliçe ile Cam Kılıç arasında büyük farklılıklar var. Cam Kılıç'ta kitabın bütününe hâkim olan bir güvensizlik var. Mare ilk kitapta öylesine yaralar almıştı ki, iyileşmelerine şahit olmayı bir yana bırakın, bu yaraların Mare'yi nasıl tükettiğini okuyoruz. Yalnızlaşıyor ve bu yalnızlık onunla beraber okuru da umutsuzluk çukuruna sürüklüyor.

İlk kitapta Julian'ın söylediği bir cümle, etkisini koruyor: “Herkes herkese ihanet edebilir.” Bu cümle, kitabın tamamını ele geçiriyor.

İçimde yanabilecek hiçbir şey kalmamıştı.
(sf. 433)

Pek çok yönden kıyasladığımızda Kızıl Kraliçe’den daha başarılı bir kitaptı. Ne yazık ki başta da belirtmiş olduğum gibi, zaman zaman sıkıldım. Kitabı elime ilk aldığımda kalınlığından dolayı sevinmiş ve daha fazla okuyacağımız için mutlu olmuştum. Okumaya başladığımda ise bayık buldum ve ne zaman biteceğini sorguladım. Şu an bundan dolayı pişmanım çünkü kalbim epey kırık.

Yine kıyasa gidiyorum fakat Kızıl Kraliçe’yi okuduğumda yazarın bu kadar acımasız olabileceğini tahmin edemezdim. Her distopyada olduğu gibi Cam Kılıç’ta da kayıplar yaşadık ve bu ölümlerden bir tanesi beni dehşet şekilde etkiledi. Kim olduğunu elbette söylemeyeceğim ama ölümünün ağırlığını taşıyamadım. Anında gözyaşlarım gözlerimden taşmaya başladı. Ağlamaya başlamam da tıpkı ölümü gibi çok ani ve kaçınılmaz oldu.


Bu yüzden yazardan nefret ettiğimi de gizlemeyeceğim. Victoia Aveyard'tan tüm kalbimle nefret ediyorum.
Yüzüm gözyaşlarıyla sırılsıklamdı ama onları silmedim.
Ellerime bakakaldım.
İki renk kanla kaplıydı.
(sf. 398)
Tekrar ediyorum, Cam Kılıç harika bir kitap değildi. Ama pek çok yönden sarsıcı ve kalp kırıcıydı. Benim kalbimi çok derinden kırdı.

Ama Julian haklıydı, herkes herkese ihanet edebilir.

Ve Victoria Aveyard, benim hayallerime ihanet etti. Onu asla affetmeyeceğim.

Kitabı satın almak için:


Benzeri Yazılar

1 yorum

  1. Inanılmaz bir şekilde bitti cam kılıç. Insanların yorumlarını merak ettiğim için bu bloğu okudum. Kitabın "Diz çöktüm"diye bitmesi gerçekten sinir bir durumdu. Ayrıca bende hak veriyorum ölen farklı biri olmalıydı. Yazarın böyle bir sonla tamamladığını düşünmüyorum. Üçüncü kitabı çıkaracağını düşünüyorum..En azından öyle umuyorum.

    YanıtlaSil