beyza alkoç

Karantina || Beyza Alkoç | Kitap Yorumu

04:27




Kitabın Adı: Karantina
Yazar: Beyza Alkoç
Sayfa Sayısı: 448
Yayınevi: İndigo Kitap
Benim Puanım: 3,5




Arka Kapak
Yıldızları görebilmek için duvarları arasında yaşadığımız evimizden vazgeçtik.

"Sadece bedenlerimizi değil, ruhlarımızı da karantinaya aldılar. Ne bu karantinadan çıkabiliyoruz, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda da birlikte olacağız, ama özgür…Savaş bitti, ve biz sağ kaldık.Savaş bitti, ve biz hâlâ ayaktayız."

Zeynep, yeni okuluna başladığı ilk gün kendini bir felaketin ortasında bulmuştu. Salgın bir hastalık nedeniyle okulu karantinaya alınmış, akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında bulmuştu. Üstelik yalnız değildi, onlar da yanındaydı; mahşerin diğer üç atlısı. 

Bu, yalnızca bedenleri değil ruhları da karantinaya alınmış dört kişinin hikâyesi. Bu, onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikâyesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikâyesi. Bu, mahşerin dört atlısının hikâyesi.

Şimdi, bizimle misiniz?

Benim Yorumum
Zeynep'in yeni okulundaki ilk gününde salgın hastalığı tespit edilen bir öğrenci yüzünden okul karantinaya alınıyor ve tanıdık kimsesi olmayan Zeynep, bütün günü bir tuvalet kabininde uyuyarak geçiriyor. Uyandığında ise hava çoktan kararmış oluyor ve tuvaletten çıktığında koridorda bir cesete rastlıyor. Ve olayın diğer görgü tanıkları Onur, Burak ve Mert ile yolu böylece kesişiyor.

Karantina, henüz yayımlanmaya başladığı sıralardan beri takip ettiğim ve çok severek okuduğum bir kitap. Beyza'nın yazmak için iki yılını vermesi gibi, ben de iki yıldır hayatımda konuk ediyorum bu karakterleri. Öylesine benimsedim.

Öncelikle, kitapta -özellikle ilk yarıda zorlama ve çocuksu bulduğum yerler var. Karanterlerin tavırlarında ve cümlelerinde çok net belli ediyor kendini bu zorlamalık, fazla sivriliyor çünkü. Biraz törpülenmesini isterdim.

Sevmediğim ikinci şey ise bütün karakterlerin aynı şekilde konuşması. Zeynep, Onur, Mert, Onur'un babası, okulun müdür yardımcısı, sorgu yapan polis… Bir şeyler anlatırken hepsinin konuşma şekli aynıydı. Kısa cümleler, vurgulanan kelimeler ve olayın hafiften dramatize edilmesi.

Bu iki unsur dışında gizem, aşk, macera, dostluk gibi kavramları bir arada okuyoruz. Ne bütünüyle kasvetli ne de tamamen eğlence üzerine kurgulanmış. Yeri geldi gerildim, korktum; yeri geldi kahkaha attım. Kitapta aşk da yadsınamaz bir unsur fakat ağırlıklı olan her zaman dostluk, bu da kitabın samimiyetini artırdı gözümde. Arkadaşlık kavramını hissederek ve hissettirerek yazmış Beyza, eline sağlık.

Katilin kim olduğunu öğrenme süreci hem okur hem de karakterler için biraz yıpratıcı bir süreç olsa da başarılı sayılırdı, ben katili tahmin edemedim. Bir yere kadar tahmin etmenize olanak olmuyor da zaten, yalnızca bir ipucu çıkıyor karşınıza ve karakterler bu ipucunu güzel değerlendirdi fakat o süreç bir tık daha iyi olabilirdi.

Lafı epey uzattığıma göre hem gizemli, hem eğlenceli olsun, beni hem üzsün hem de mutluluğa boğsun istiyorsanız Karantina önerimdir.

Kitabı satın almak için:



Benzeri Yazılar

0 yorum